go

Go Adabı

Go oynarken yalnızca bir oyun oynamadığımızı ve aynı zamanda bir geleneğin parçası olduğumuzu biliriz. Bu geleneğin belki de en önemli değerleri tevazu, nezaket ve saygı. Bu prensiplerin yansıması olarak oyun oynarken dikkat edilen bazı adap kuralları vardır. Mesele bunları harfiyen uygulamak değil aynı bakış açısı ve hissiyatı paylaşabilmektir. Ancak yine de yüzyıllar içinde şekillenen ve Uzak Doğu gelenekleri ile iç içe olan ritüeller bu değerlerin en güzel ifade ediliş şeklidir. Dahası tanımadığımız bir oyuncuyla karşılaştığımızda bize ortak bir zemin yaratırlar.

Oyuna başlarken

Oyun başladığında tahta boştur ve tahtanın 4 köşesi de simetriktir yani birbirlerinden farkı yoktur. Bu durumda ilk hamleyi yapacak oyuncuya sağ üst köşeden başlaması tavsiye edilir. Böylelikle tahtanın üstünde hafifçe öne doğru eğilmiş ve beden diliyle rakibe saygısını bir kez daha göstermiş olur. Sol üst köşenin değil de sağ üst köşenin standart hale gelmesinin nedeni oyuncuların çoğunluğunun sağ ellerini kullanması sebebiyle rakibin sağ elinin hemen önünün boş bırakılması düşüncesinden gelir. Profesyonel müsabakaların hemen hepsinde ilk hamleyi yapan oyuncu sağ üst köşeden başlar. Ve tabii oyuna başlarken “iyi bir oyun dilemek” ya da Japonca adet olduğu üzere “Onegaishimasu” demek gerekir.

Seviye farkı olan iki oyuncu arasındaki bir mücadelede güçlü oyuncu beyaz taşları alır ve oyun seviye farkı kadar avansla oynanır. Oyuncular eşit seviyedeyse kimin siyah rengi alacağı “nigiri” ile belirlenir. Bu yöntemi  futbolda oyuna kimin başlayacağını belirlemek için yapılan yazı tura atışına da benzetebiliriz.

I) İlk oyuncu eline rakibine miktarını göstermeden bir avuç beyaz taş alır.
II) İkinci oyuncu rakibinin elinde “tek” sayıda mı “çift” sayıda mı taş olduğunu tahmin eder. Tahminini ortaya koymak için “tek” için tahtaya tek bir siyah taş, çift için tahtaya iki siyah taş koyar.
III) Ardından ilk oyuncu elindeki taşları açarak tahta üzerine koyar ve taşları tahta üzerinde ikişer ikişer dizerek çift sayıda mı tek sayıda mı taş olduğunu tespit eder.
IV) Eğer ikinci oyuncu doğru tahminde bulunmuşsa siyah taşları alır. Eğer bulunamamışsa beyaz taşları alır.

Geleneksel Go salonu

Japonya’da profesyonel oyuncuların unvan maçlarını oynandığı bir salon. Burası geleneğin, etik değerlerin ve üst düzey stratejinin toplandığı bir mekan.

Oyun devam ederken

Oyun esnasında çok konuşarak rakibin dikkatini dağıtmak hoş bir davranış olmaz. Çok yakın bir arkadaşınız olmadığı sürece oyun devam ederken hamleler hakkında yorum yapılmaz ya da rakibi ciddiye almadığını ima eden davranışlarda bulunulmaz. Taşları tahtaya koyarken kibar olmalı ve onları tahtaya fırlatır gibi atmamalısınız. Taş kasesini çorba kasesi gibi karıştırarak çıkardığınız ses rahatsız edici olabilir. Ve pek tabi yaptığınız bir hamleyi geri almamalısınız.

Oyunu bitirirken

Oyunu kaybettiğinizi düşünüyorsanız taşları dağıtarak ya da masayı hızlıca terk ederek oyunu sonlandırmanız hiç şık olmaz. Makul bir tonda “terk ediyorum” ya da “teşekkürler” diyerek bunu ifade edebilirsiniz. Dilerseniz bu kelimelerin Japonca muadillerini de tercih edebilirsiniz: “makemashita”(kaybettim)  “arimasen”(daha fazla yapacak bir şey yok). Daha zarif bir ifade etme biçimi ise tahtaya aynı anda iki taş koymaktır. Bu ifadeyi başınızı hafifçe öne eğerek tamamlayabilirsiniz. İster terkle isterse puanlamayla bitmiş bir oyun olsun, rakibe teşekkür etmeden ya da elini sıkmadan tahtadan ayrılmak doğru bir tavır olmaz. Son olarak, rakibe danışmadan taşları toplamamak daha doğru olur. Çünkü oyun sadece bir oyuncuya değil her iki oyuncuya aittir ve diğer oyuncu tahtadaki pozisyonla ilgili bir yorumda bulunmak isteyebilir.

Go, yalnızca kimin kazanacağını belirlemek için oynanmaz. Birlikte bir deneyimi paylaşmak için ve her oyuncunun kendisini geliştirmesi ve sınaması için oynanır.

Bu sebeple bitmiş oyunu birlikte incelemek, farklı olasılıkları değerlendirmek, oyundaki kırılma noktalarını tespit etmeye çalışmak doğru bir tavırdır. Her iki oyuncu için de bu aşamada öğrenecek çok şey vardır. Oyunu kazanmış olması galip oyuncunun mükemmel oynadığını değil belki de sadece bir hata daha az yaptığını gösterir.

Bu kurallara ilave olarak turnuvalarda ek kurallar söz konusu olabilir. Mesela hamleyi yaptığınız elle saate basmalısınız ve oyun bittiğinde sonuç kağıdını imzalamalısınız. Tüm bu anlattıklarımız gözünüzü korkutmasın, yeni başlayanların kredisi geniştir. Zaten bu ritüellerin birçoğu siz Go oynadıkça adım adım ruhunuza sinmeye başlar. Ne zaman incelikli bir Go oyuncusu olduğunuzu anlamanız için bunun hakkında bir yazı yazmanız gerekebilir.

Yazan: Mehmet Emin Barsbey
Bu yazı Türk Zeka Vakfı’nın Oyun Dergisi Sonbahar 2012 sayısında yaynlanmıştır.